Fiziksel Uzaklaşma Yaşadığımız Günlerde Ebeveynlerin İyi Olma Hali

İlgili Kategoriler: Depresyon ve Kaygı, Ebeveyn ve Çocuk, Günlük Hayatta Psikoloji 30 Nisan 2020

Kaygı; endişelenmemize yol açan, kontrol altına alamadığımız ve alamayacağımızı sandığımız düşünceler sonucu ortaya çıkan korku ve panik olma halidir. Dikkatli baktığımızda endişe duyduğumuz düşüncelerimizin geleceğe yönelik olduğunu fark edebiliriz.

Halihazırda günlük yaşamın koşuşturmacasında kendimize, işinize, ailenize, çocuğumuza, ilişkilerimize dair birçok kaygıyla meşguldük. Şimdi tüm bunlara bir yenisi daha eklendi. Kendinizi gergin, umutsuz, güvensiz, yorgun hissetmeniz bu dönemde çok normal. Düşüncelerimizin çıkışını yönetemiyor olabiliriz ama bunları dönüştürmek bizim kontrolümüzde. Bu tip endişe yaratan düşünceler geldiğinde onları iyi hissettirenlere dönüştürebiliriz. Kontrol edemediklerinizdense kontrol edebildiklerimize odaklanabiliriz.

Unutmayın ki çocuklarınıza iyi gelecek şeyleri planlayabilmenin ve hayata geçirebilmenin en önemli ön koşulu sizin psikolojik olarak iyi hissetme haliniz. Çocuklarınız için rol modelsiniz. Bu stresli durumu nasıl ele aldığınız, çocuklarınızın endişelerini nasıl yönettiğini etkileyebilir.

 

 

Peki Neleri Kontrol Edebiliyoruz ve Neye İhtiyacımız Var?

Kabul edebilmek

Zor zamanlardan geçtiğinizi, her şeyi kontrol edemeyeceğinizi, geleceğe dair birçok sorunun cevabını bilemediğinizi, kimi zaman duygularınızı aşırı bir şekilde yaşayabileceğinizi kabul etmeye çalışın. Örneğin kaygılı düşünceler zihninizi sardığı sırada bunlardan kaçmak ya da yokmuş gibi davranmak yerine, hissettiğiniz rahatsız edici duyguda kalıp bir süre onu dışarıdan bir gözle izleyebilirseniz, onun varlığını kabul eder ve çeşitli sorular sorarak temeline inebilirseniz kaygı veren unsurun direncinin daha çabuk kırıldığını fark edersiniz.  Kaygılarınızın yaratmış olduğu rahatsızlık hissini kabul etmek, onlar gelince altında yatan sebepleri anlamaya çalışmak, aslında hangi duyguyu hissettirdiğini fark etmeyi denemeniz kaygı veren düşüncenin etkisini azaltacaktır. Böylelikle duygu ve düşüncelerinizin ve anınızın daha bir farkında olacaksınız. Nasıl ki kaygılarımız geleceğin bilinmezliğinden geçiyorsa huzurumuz da şimdiki anın farkındalığından geçiyor.

Plan yapmak

Akışı planlamak, bir rutin oluşturmak sadece çocuklara değil, bu belirsizlikte güven alanına ihtiyaç duyan siz yetişkinlere de iyi gelecektir. Yaptığınız planda günlük/haftalık akış içerisinde kısa, ihtiyacınız olan ve gerçekleştirebileceğiniz ve zaman zaman esnetebileceğiniz hedefler belirlemeniz önem taşımakta. Aksi takdirde kendinizi başaramadığınız için daha kötü hissedebilir, vazgeçebilir ya da öfkelenebilirsiniz. Bu süreçte kontrolünüzde olmayan birçok şey yaşarken yaptığınız planlarla kontrol edebileceğiniz şeylerin de olduğunu görmek size iyi gelecektir.

Bilgi ve haber akışını sınırlandırmak

Sosyal medya platformları, radyolar, televizyon kanalları durmadan bir haber akışı içerisinde. Bu akış sebebiyle daha çok adrenalin ve kortizon gibi hormonları salgılıyoruz ve vücudumuz bitmeyen bir tehdit algısına maruz kalıyor, bu nedenle sürekli korkuyoruz. Tüm bunları gün içinde gereğinden fazla deneyimlememek adına bilgi ve haber takibinize bir sınırlama getirebilirsiniz.

İlişkide kalmaya devam etmek

Fiziksel mesafe sosyal mesafe değildir. Teknoloji ile sosyalleşmeye devam! Telefonla, sosyal medya aracılığıyla iletişim kurarak aileniz ve arkadaşlarınızla bağlantıda olmaya özen gösterin. Böylece hem siz onlara destek olabilirsiniz hem de onların size destek olmasına alan açabilirsiniz.

Ev içinde mesafelenmek

Birbirimizi ve kendimizi farklı boyutlarda keşfettiğimiz bu dönemde ev içinde mesafelenmek, zaman zaman herkesin kendi alanına çekilmesi önem taşımakta.

Birbirimizden süpervizyon almak

Partnerinize soracağınız “Şuanda sana nasıl destek olmamı istersin, seninle konuşayım mı yalnız mı bırakayım?” gibi sorular ona ve ihtiyaçlarına karşı hassasiyetinizi gösterecektir.

Son olarak, yaşadığımız süreç yeterince zor ve kaygı uyandırıcıyken olmamış ihtimallere kapılıp senaryolar yazmaya başlamak yapıcı bir çözüm olamıyor. Süreci kendimize kolaylaştırmak adına, olayları yaşadıktan sonra düşünün, yaşamadan değil.

 

Yazan: Psk. İrem BULUT